Uluslararası Yönetim Akademisi Dergisi https://doi.org/10.33712/mana.703870
Yıl: 2020, Cilt: 3, Sayı: 1, ss.207-240
Türk Kamu Yönetiminde Ticaret Odaları ve Ticaret Borsaları Personeli
Sorunu Araştırması1
Personnel Problems in The Chambers of Commerce And Commodıty Exchanges in Turkısh Publıc
Admınıstratıon
Süleyman Ruhi AYDEMİR Makale Başvuru Tarihi: 14.03.2020
Dr., Ticaret Bakanlığı Başmüfettişi, Makale Kabul Tarihi: 07.05.2020
sraydemir@yahoo.com Makale Türü: Araştırma Makalesi
https://orcid.org/0000-0001-8443-8234
ÖZET
Bu çalışmanın amacı, iki farklı personel rejimiyle ticaret odaları ve ticaret borsalarında istihdam edilen
personelin; genel statü, istihdam edilme, yükselme, hukuki korunma, emeklilik, sicil işlemleri, mali özlük
hakları ve görev tanımlarına dair uygulamaları karşılaştırmak, ulaşılan sonuçlar ve yapılan tespitleri ortaya
koyarak bu alana katkıda bulunabilmek, ticaret odaları ve ticaret borsalarında istihdam edilen personelin
sorunlarını ortaya koyabilmek ve bu sorunların demografik özelliklerine göre farklılaşma durumunu
incelemektir. Bu doğrultuda yapılan araştırmada, personelin kurumsallaşma ve iç işleyişe, istihdama ve
özlük haklarına yönelik sorunlara yaklaşım düzeylerinin, cinsiyet, eğitim düzeyi, çalışılan kurum türü,
kurumun bulunduğu bölge, kurumun yerleşim yeri, çalışma yılı, (statü) işe giriş tarihi, aylık ortalama maaş
aralığı ve pozisyonlara göre farklılaşıp farklılaşmadığının cevabı aranmıştır. Anketlerden elde edilen veriler
bilgisayar ortamında SPSS 23.0 istatistik paket programı aracılığıyla çözümlenmiştir. Araştırmaya
katılanların tanımlayıcı özelliklerinin belirlenmesinde frekans ve yüzde istatistiklerinden, bulguların çapraz
test ve Khi-kare değerlendirilmesinde bağımsız değişkenlerden cinsiyet, eğitim düzeyi, çalışılan kurum türü,
kurumun bulunduğu bölge, kurumun yerleşim yeri, (statü) işe giriş tarihi, aylık ortalama maaş aralığı ve
pozisyon ele alınmıştır. Araştırma sonucunda ortaya çıkan bulgular, farklı personel rejimlerine tabi
personelin aynı kurumda bir arada çalışmasının sorunlara yol açtığı, yönetim değişimlerinden personelin
yoğun olarak etkilendiği, genel kabul görmüş insan kaynakları yönetimindeki temel ilkelere riayet edilmediği
ve kamu kurumu niteliğindeki bu meslek kuruluşlarında kurumsallaşmanın çok düşük düzeyde olduğu
yönündedir.
1. GİRİŞ
İki farklı personel rejimiyle istihdam edilen odalar ve borsalar personelinin genel statü, istihdam edilme,
yükselme, hukuki korunma, emeklilik, sicil işlemleri, mali özlük hakları ve görev tanımlarına dair uygulamaları
karşılaştırmak, ulaşılan sonuçlar ve yapılan tespitlerin ortaya konması ile bu alana katkıda bulunabilmek, bu
personelin sorunlarını ortaya koyabilmek ve bu sorunların demografik özelliklerine göre farklılaşma durumunu
incelemek amacıyla hazırlanan bu çalışmada saha araştırmasının sonuçları yer almaktadır.
Saha araştırmasında nicel araştırma tekniği kullanılmıştır. Elde edilen veriler çapraz test ve Khi-kare testleri test
edilerek sonuçları ortaya konmuştur. Yapılan araştırma sonucunda; iş güvencesinin yok olduğu, Yönetim
kurullarının kurumu kendi işyerleri gibi yönettiği, fırsat ve imkânların adil ve şeffaf olarak tüm çalışanlara
sunulmadığı, personelin başarılarının takdir edilemediği, kararların demokratik şekilde alınmamadığı, kurum
içinde yetki ve sorumluluklar dengeli şekilde dağıtılmadığı, yönetim kurulu yakını olmanın istihdamın ana şartı
haline dönüştiği, kurumda yapılan atama ve terfilerde liyakate dikkat edilmediği, yazılı ve sözlü
cezalandırmalarda personel arasında ayrım yapıldığı, çalışanların yarıdan fazlasının geçim sıkıntısı çektiği,
çalışanlar arasındaki maaş aralıklarının adil olmayan bir şekilde olduğu, maaşların yetki, görev ve sorumluluk
dikkate alınarak belirlenmediği, çalışanların haklarını yeterince kullanamadıkları sonucuna ulaşılmıştır.
Çalışmada "Ticaret Odası" kavramıyla; ‘Ticaret Odası’, ‘Ticaret ve Sanayi Odası’, ‘Sanayi Odası’ ve ‘Deniz
Ticaret Odası’ kavramlarının tamamına işaret edilmektedir.
2. ODALAR VE BORSALARIN TEMEL ÖZELLİKLERİ İLE PERSONELİNİN HUKUKİ DURUMU
Dünyadaki sosyo ekonomik, bilimsel ve teknolojik gelişmeler neticesinde devletin zamanla kamusal yükü artmıştır.
Bunun karşısında devlet, bir taraftan kamu yararı ile yakın ilgisi bulunan meslekleri düzenlerken, bir taraftan da bu
mesleklerden belirli bir olgunluğa erişmiş olanları özerk hale getirerek, kendisine ait bazı yetkileri bunlara
devretmektedir (Özer, 1994:38). Böylece, bu teşkilatlar kamusal kuruluşlar haline gelmişlerdir.
Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, önceleri serbest meslek olarak adlandırılan mesleklerde
üyelerinin çıkarlarını korumak için dernek veya cemiyet niteliğinde meslek kuruluşları şeklinde kurulmuş iken,
zamanla kamusal kuruluşlar haline gelmişler ve sayıları da giderek artmıştır. Bu kuruluşlar, devletin bazı meslekleri
kamu yararı ile fazla ilgili görmesi neticesinde, bu meslek mensuplarının faaliyetlerini düzenlemesi ve denetlemesi
ihtiyacından doğmuştur (Versan, 1986:260).
1982 Anayasasının 135’nci maddesine göre kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının amacı; "Belli bir
mesleğe mensup olanların müşterek ihtiyaçlarını karşılamak, mesleki faaliyetlerini kolaylaştırmak, mesleğin
genel menfaatlere uygun olarak gelişmesini sağlamak, meslek mensuplarının birbirleri ile ve halk ile olan
ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni hâkim kılmak üzere meslek disiplinini ve ahlakını korumak”'tır.
Odalar ve borsalar kamu tüzel kişiliğine sahiptirler. Bu bağlamda özel hukuk tüzel kişiliklerinden ayrılırlar.
Kamu hukuku tüzel kişileri ile özel hukuk tüzel kişileri arasındaki farklar şu şekilde sıralanmıştır (Parlak ve
Sobacı, 2012:32; Yıldırım, 2005:19);
Gerçek kişilerin serbest iradelerine dayanan özel hukuk tüzel kişilerinin kuruluşu için kanuni dayanağa
ihtiyaç yoktur. Kamu tüzel kişileri ise devlet tarafından kanunla veya kanunun verdiği açık yetkiye
dayanılarak idari işlemle kurulurlar.
Kamu tüzel kişileri kamu gücü ayrıcalıklarından yararlanır ve bu nedenle özel hukuk tüzel kişilerinden
üstün konumdadırlar.
Özel hukuk tüzel kişilerinin faaliyet amacı birtakım özel yararların gerçekleştirilmesidir. Kamu tüzel
kişilerinin amacı ise kamu yararını gerçekleştirmektir.
Bir tüzel kişinin “Kamu Tüzel Kişisi” olmasının 2 şartı vardır. Bunlardan ilki, tüzel kişinin Devlet tarafından
kurulmuş olmasıdır. Anayasanın 123’üncü maddesi çerçevesinde bir tüzel kişinin ya kanunla kurulmuş olması
ya da kanun tarafından verilen açık bir yetkiye dayanılarak idarece kurulmuş olması gerekmektedir (Parlak ve
Sobacı, 2012:33, Gözübüyük, 2010:92). İkinci şart ise, Devlet tarafından kurulan tüzel kişinin, kamu gücü
ayrıcalıklarına sahip olmasıdır (Parlak ve Sobacı, 2012:33). Bir tüzel kişiliğin kamu gücü ile donatılması ile bu
tüzel kişilik (Gözübüyük ve Tan, 2011:155-160, Günday, 2011:77-80, Gözler, 2003:143-165);
Uluslararası Yönetim Akademisi Dergisi, 2020, C.3, S.1, ss.207-240
209
Tek yanlı işlemler yapabilme ve resen icra yetkisine sahiptirler. Hak ve fiil ehliyetine sahip oldukları için
hak ve borç altına girebilirler, hukuki işlemler yapabilirler, gerek özel kişilere, gerek diğer kamu tüzel
kişilerine karşı mahkemelerde dava açabilirler.
İşlemlerini yerine getirirken “hukuka uygunluk karinesi”nden yararlanırlar.
Kendilerine ait mal varlığına sahiptirler ve malları kamu malı statüsüne tâbi tutulur.
Gelirleri kamu gelirleri statüsünde sayılır ve tahsilinde 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü
Hakkında Kanun2 uygulanır.
Malları hakkında cebrî icra hükümleri uygulanamaz, mallarının haczedilemez ve iflasları istenemez.
İdari ve mali özerkliğe sahip olup, kendilerine ait bütçeleri ve personeli vardır. Türk ceza kanununun
uygulaması bakımından personel, devlet memuru olarak kabul edilir.
Üye olmak zorunludur ve bundan dolayı aidat ödenir.
Kendi iradelerini yansıtacak organlara sahiptirler. “yönetmelik” çıkarma gibi düzenleme yetkilerine
sahiptirler,
5174 sayılı Kanuna göre Odalar; üyelerinin müşterek ihtiyaçlarını karşılamak, meslekî faaliyetlerini
kolaylaştırmak, mesleğin genel menfaatlere uygun olarak gelişmesini sağlamak, mensuplarının birbirleri ve halk
ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni hâkim kılmak üzere meslekî disiplin, ahlâk ve dayanışmayı korumak
ve bu Kanunda yazılı hizmetler ile mevzuatla odalara verilen görevleri yerine getirmek amacıyla kurulan tüzel
kişiliğe sahip kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşlarıdır.
Odaların, meslek ahlâkını, disiplini ve dayanışmanın korunması ve geliştirilmesi, ticaret ve sanayinin kamu
yararına uygun olarak gelişmesine çalışılması, ticaret ve sanayiyi ilgilendiren bilgi ve haberleri derleyerek
ilgililere ulaştırılması, üyelerinin mesleklerini yerine getirmede ihtiyaç duyabilecekleri her çeşit bilgiyi,
başvuruları durumunda kendilerine verilmesi veya bunların elde edilmesini kolaylaştırılması, elektronik ticaret
ve internet ağları konusunda üyelerine yol gösterecek girişimlerde bulunulması, bu konularda gerekli alt yapıyı
kurulması ve işletilmesi, ticaret ve sanayiye ait her türlü incelemeleri yapmak, bölgeleri içindeki iktisadî, ticarî
ve sınaî faaliyetlere ait endeks ve istatistiklerin tutulması, başlıca maddelerin piyasa fiyatlarını takip ve
kaydedilmesi ve bunların ilan edilmesi, fuarlara katılınması, kanunda sayılan belgeleri düzenlenmesi ve
onaylanması, meslek faaliyetlerine ait konularda resmî makamlara teklif, dilek ve başvurularda bulunulması,
mesleki menfaati olduğu takdirde dava açılması, ticarî ve sınaî örf, adet ve teamüllerin tespit edilmesi, üyeleri
tarafından uyulması zorunlu meslekî karar alınması görev ve yetkileri bulunmaktadır.
Ticaret borsaları ise borsaya dahil maddelerin alım satımı ve borsada oluşan fiyatlarının tespit, tescil ve ilânı
işleriyle meşgul olmak üzere kurulan kamu tüzel kişiliğine sahip kurumlardır ve borsaya dahil maddelerin,
borsada alım satımını tanzim ve tescil etme, borsaya dahil maddelerin borsada oluşan her günkü fiyatlarını usulü
dairesinde tespit ve ilân etmek, alıcı ve satıcının, teslim ve teslim alma ile ödeme bakımından yükümlülüklerini,
muamelelerin tasfiye şartlarını, fiyatlar üzerinde etkili şartları ve ihtilaf doğduğunda ihtiyari tahkim usullerini
gösteren ve birliğin onayıyla yürürlüğe girecek genel düzenlemeler yapmak, yurt içi ve yurt dışı borsa ve
piyasaları takip ederek fiyat haberleşmesi yapmak, elektronik ticaret ve internet ağları konusunda üyelerine yol
göstermek, sayılan belgeleri düzenlemek ve onaylamak, borsaya dahil maddelerin tiplerini ve vasıflarını tespit
etmek üzere lâboratuvar ve teknik bürolar kurmak veya kurulmuşlara iştirak etmek, bölgeleri içindeki borsaya
ilişkin örf, adet ve teamülleri tespit ve ilân etmek, borsa faaliyetlerine ait konularda ilgili resmî makamlara
teklif, dilek ve başvurularda bulunmak, üyelerinin tamamı veya bir kesiminin menfaati olduğu takdirde bu
üyeleri adına veya kendi adına dava açmak, rekabeti bozucu etkileri olabilecek anlaşma, karar ve uyumlu eylem
niteliğindeki uygulamaları izlemek ve tespiti halinde ilgili makamlara bildirmek görevleri bulunmaktadır.
Kamu kurumu nitelikleri, 18.05.2004 tarihli ve 5174 sayılı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile Odalar ve
Borsalar Kanunu’nun3 4 ve 28’nci maddeleriyle yasal hükme kavuşturulan ticaret odaları ve ticaret borsalarının
personeline uygulanan hükümler mülga 1950 tarihli 5590 sayılı Kanuna4 dayanılarak çıkartılan 1983 tarihli
Personel Yönetmeliği5 ile 1994 tarihli Personel Sicil Yönetmeliği6’ne dayanmaktadır.
2 28.07.1953 tarihli ve 8469 sayılı Resmi Gazete.
3 01.06.2004 Tarihli ve 25479 sayılı Resmi Gazete.
4 15.03.1950 Tarihli ve 7457 sayılı Resmi Gazete.
5 Bu yönetmelik, Bakanlar Kurulu’nun 18.5.1983 tarih ve 83/6620 sayılı Kararı ile kabul edilerek 05.08.1983 gün ve 18126 sayılı Resmi Gazete’de
yayımlanmış ve 01.09.1983 günü yürürlüğe girmiştir.
AYDEMİR, Süleyman Ruhi - Türk Kamu Yönetiminde Ticaret Odaları ve Ticaret Borsaları Personeli Sorunu Araştırması 210
Tarihsel süreç içerisinde; 1925 tarihli 655 sayılı Ticaret ve Sanayi Odaları Kanununda; odalar ve borsalarda
istihdam edilen personel ile ilgili hiçbir düzenleme bulunmamaktadır. 1943 yılına kadar devam eden bu süreç
4355 sayılı Kanunla kırılmıştır. 1943 yılında çıkarılan7 4355 sayılı Ticaret ve Sanayi Odaları, Esnaf Odaları ve
Ticaret Borsaları Kanunu ve bu Kanun’un uygulanması ile ilgili olarak konulan 2/19900 sayılı Ticaret ve Sanayi
Odaları, Esnaf Odaları ve Ticaret Borsaları Nizamnamesi8, odalar ve borsalar için bazı ortak düzenlemeler
getirmiştir.1943 tarihli 2/19900 sayılı Tüzükte memurlar ve hizmetliler olarak ilk defa hizmet sınıfları dile
getirilmiştir. Memurlar, hizmetliler ve yevmiyeli memurlar şeklinde hizmet sınıflandırılmasının yer aldığı 1951
tarihli 3/13070 sayılı Tüzükte memurlar daimi ve geçici olarak 2 farklı bir düzenlemeye tabi tutulmuştur
Ticaret ve sanayi odaları ile ticaret borsalarının yeniden düzenlenmesi ihtiyacından dolayı hazırlanan
08.03.1950 tarihli 5590 sayılı Kanun; odalar ve borsalarda istihdam edilen memur ve hizmetlilerle ilgili tayin,
terfi, çıkarma ve diğer özlük haklarına ilişkin hususların tüzükle düzenleneceğini ifade etmiş ve bu doğrultuda
3/13070 sayılı olarak anılan Tüzük 1951 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Bu dönemde, odalar ve borsalarda
istihdam edilen personelle ilgili yapılan düzenlemelerden ikincisi olan ve 3/13070 sayılı tüzüğü değiştiren 1978
tarihli 7/15178 sayılı tüzük ise 1965 tarihli 657 sayılı Devlet Memurları Kanununu esas alarak hazırlanmış ve
18.05.1983 tarihli Bakanlar Kurulu Kararıyla 05.08.1983 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan "Türkiye Ticaret
Odaları ve Borsaları Birliği Personel Yönetmeliği"ne (Personel Yönetmeliği) kadar yürürlükte kalmıştır.
5590 sayılı Kanun bağlamında düzenlenmiş bulunan 1983 tarihli Personel Yönetmeliğinde ele alınan hizmet
sınıflandırmalarının temeli 1978 tarihli 7/15178 sayılı Tüzükte atılmıştır. Bu Tüzükte dile getirilen işçi kavramı
personel yönetmeliğinde olmamasına rağmen 2004 tarihli 5174 sayılı Kanunla tam anlamıyla işçi istihdamına
geçilmiştir. Hizmet sınıfları itibarıyla oda ve borsa personelinin statüsel bağlamda evrimi aşağıdaki gibidir.
Tablo 1. Tarihsel Süreç İçerisinde Personelin Evrimi Kanun Tüzük Hizmet Sınıfları
22 Nisan 1925 tarihli 655 sayılı Ticaret ve Sanayi Odaları Kanunu - -
11.01.1943 tarihli 4355 sayılı Ticaret veSanayi Odaları, Esnaf Odaları ve Ticaret Borsaları Kanunu
21.05.1943 tarihli 2/19900 sayılı Tüzük Memurlar Hizmetliler
08.03.1950 tarihli 5590 sayılı Ticaret ve Sanayi Odaları", "Ticaret Odaları","Sanayi Odaları", "Deniz Ticaret Odaları","Ticaret Borsaları" ve "Türkiye Ticaret,Sanayi, Deniz Ticaret Odaları ve Ticaret Borsaları Birliği" Kanunu
21.05.1951 tarihli 3/13070 sayılı Tüzük
Memurlar
Daimi Memurlar
Geçici Memurlar
Hizmetliler
Yevmiyeli Memurlar
10.05.1978 tarihli 7/15178 sayılı Tüzük
Memurlar
Sözleşmeli personel,
Geçici personel
İşçiler
05/08/1983 tarihli Personel Yönetmeliği
Memurlar
Hizmetliler
Sözleşmeli Personel
Geçici Personel
01.06.2004 Tarihli 5174 sayılı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile Odalar ve Borsalar Kanunu
İşçiler
1983 tarihli Personel Yönetmeliği; odalar ve borsalar personelini; memurlar, sözleşmeli ve geçici personel
olarak sınıflandırmış, bunların ödev ve sorumlulukları ile onlar için konulan yasaklar 657 sayılı Devlet
Memurları Kanunu ile ilişkilendirilmiştir. 5174 sayılı Kanunu’nun 73’ncü maddesiyle “oda, borsa, birlik ve
bunların kurduğu teşekküllerde istihdam edilenler bu kanunda yer alan hükümler dışında 4857 sayılı İş
Kanununa tâbidir” hükmü getirilmiş, böylelikle odalar ve borsalarda çalışan personelin istihdam rejiminde
radikal bir değişiklik yapılarak istihdamda esnekleşmeye gidilmiştir.
Kanun’da bulunan geçici 12’nci maddede ile; kanunun yürürlüğe girdiği tarihte (01.06.2004) oda, borsa, birlik
ve bunların kurduğu teşekküllerde istihdam edilmekte olanların, mevcut statülerine göre istihdam edilecekleri
belirtilmiştir. Böylelikle odalar ve borsalarda 5590 sayılı kanuna dayanılarak çıkartılan personel yönetmeliğine
6 03.11.1994 Tarihli ve 22100 sayılı Resmi Gazete.
7 15.03.1950 Tarihli ve 7457 sayılı Resmi Gazete.
8 21.05.1943 Tarihli ve 5409 sayılı Resmi Gazete.
Uluslararası Yönetim Akademisi Dergisi, 2020, C.3, S.1, ss.207-240
211tabi statü hukuku uygulanan personel ile 5174 sayılı kanunun yayımından sonra istihdam edilen iş hukukuna
tabi esnek hukuk uygulanan iki farklı personel rejimi ortaya çıkmış, asli ve sürekli görevlerde çalışan personelin
sözleşmeli çalıştırılmasının önü açılmıştır. Bunun dışında; Personel Yönetmeliği’nde yer alan genel sektererlerin
istihdamında bu kuruluşlardaki en üst karar organı Meclisin onayı kaldırılmıştır.
Odalar ve borsalarda istihdam edilen personelin hukuki durumlarını açıklayıcı bir düzenleme bulunmamaktadır.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu açısından memur sayılıp sayılmadıkları ile anayasada belirtilen diğer kamu
görevlileri kavramı içinde olup olmayacağı tartışılırken bazı mevzuat hükümleri karşısında Türk Ceza Kanunu
açısından memur sayılmaktadırlar. Bu personel idari yargı kararlarından memurluk kavramının sağladığı
güvenceye sahip oldukları ortaya çıkmaktadır.
3. ARAŞTIRMANIN AMACI VE ÖNEMİ
2020 yılı itibarıyla ülkemizde 57 Ticaret Odası, 181 Ticaret ve Sanayi Odası, 113 Ticaret Borsası, 12 Sanayi
Odası ve 2 Deniz Ticaret Odası olmak üzere toplam 365 adet Oda ve Borsa bulunmaktadır ve mevzuatla
kendilerine verilen pek çok görevi yerine getirmek için personel istihdamında bulunurlar. Buralarda istihdam
edilen personel sayısı konusunda yayımlanmış resmi bir istatistik bulunmamakla birlikte bunların bağlı
bulunduğu Türkiye Odalar, Borsalar ve Birlik Personeli Emekli Sandığı Vakfı’nın 2016 yılı Faaliyet Raporu ve
2018 Yılı İş Programı Bütçe kitapçığında, 2016 itibarıyla personel sayısının 6037 olduğu sonucuna ulaşılmıştır
(TOBB, 2017:12). Bu kuruluşlardaki statü hukuku ile esnek hukuka tabi personel olmak üzere iki farklı personel
rejim politikası, 5174 sayılı Kanunun yürürlüğe girmesiyle değişikliğe uğramıi, esnek hukuka tabi personel
rejim politikasının öne çıkmasına ve önem kazanmasına neden olmuştur.
Araştırmanın amacı; bu kuruluşlardaki personelin statü, istihdam edilme, yükselme, hukuki korunma, emeklilik,
sicil işlemleri, mali özlük hakları ve görev tanımlarına dair uygulamaları karşılaştırmak, ulaşılan sonuçlar ve
yapılan tespitlerin ortaya konması ile bu alana katkıda bulunabilmek, odalar ve borsalarda istihdam edilen
personelin sorunlarını ortaya koyabilmek ve bu sorunların demografik özelliklerine göre farklılaşma durumunu
incelemektir. Bu temel amaç doğrultusunda araştırmada, araştırmaya katılan odalar ve borsalar personelinin;
“kurumsallaşma ve iç işleyişe”, “istihdama” ve “özlük hakları”na yönelik sorunlara yaklaşım düzeyleri cinsiyet,
eğitim düzeyi, çalışılan kurum türü, kurumun bulunduğu bölge, kurumun yerleşim yeri, çalışma yılı, (statü) işe
giriş tarihi, aylık ortalama maaş aralığı ve pozisyonlara göre farklılaşmakta mıdır? sorusunun cevabı aranmıştır.
4. ARAŞTIRMANIN YÖNTEMİ VE SINIRLILIKLARI
Odalar ve borsalarda 5590 sayılı Kanuna tabi (statü hukuku) ve 5174 sayılı Kanuna tabi personel (iş hukuku) ile
dışarda hizmet satın alınma yoluyla çalıştırılan (taşeron) personele yönelik hazırlanmış anket soruları, kurum ve
bölge sınırı gözetilmeksizin http://www.surveey.com/ sitesi üzerinden oluşturulan özel link adresi üzerinden
dağıtılmak suretiyle cevaplandırılması istenmiş, anket katılımcıları bu link üzerinden soruları cevaplamak
suretiyle ankete katılım sağlamışlardır.
Alan araştırmasında kullanılan anket soruları öncelikli olarak “kurumsallaşma ve iç işleyiş”, “istihdam” ve
“özlük hakları” olmak üzere 3 başlık altında kategorileştirilmiştir. Anket sorularının belirlenmesinde öncelikli
olarak odalar ve borsalar personelinin tabi olduğu mevzuat temel alınmış, internette çeşitli kurum ve kuruluşlar
ile şirketlerin kendi çalışanlarına yönelik uyguladığı anket soruları odalar ve borsalar çalışanlarına
uyarlanmıştır.
Araştırmanın evreni odalar ve borsalarda yukarda bahsedildiği şekilde istihdam edilen 6037 kişidir. %5 hata
payı ve %95 güven aralığı düzeyinde hesaplanan en az katılımcı sayısının üzerinde 739 kişinin katılımıyla
gerçekleştirilen anket sonuçlarından elde edilen veriler SPSS (Statistical Package for Social Sciences) 23.0
istatistik programında işlenerek, elde edilen verilere ait frekans dağılımları ve hipotez sonuçları tablolar halinde
verilmiştir. Anket soruları; cinsiyet, yaş, medeni durum, çocuk sayısı, eğitim düzeyi, çalışılan kurum türü,
kurumun bulunduğu bölge, kurumun yerleşim yeri, çalışma yılı, (statü) işe giriş tarihi, son aldığı maaş aralığı,
aylık ortalama maaş aralığı, pozisyon, kurumun toplam personel sayısı (taşeronlar hariç), kurumda dışardan
hizmet alımı (taşeron) İle çalışan personel sayısı, son 4 yıl içerisinde kuruma alınan personel sayısı (taşeronlar
hariç), son 4 yıl içerisinde kurumdan ayrılan personel sayısı (taşeronlar hariç) şeklinde demografik bilgileri
içeren bağımlı değişkenleri içermektedir.
Araştırmada Likert ölçek modeli kullanılmıştır. Likert ölçek modeli, birey ve grupların tutum, eğilim ve
görüşlerini ölçmek için Rensis Likert tarafından geliştirilen bir ölçek olup (Cramer ve Howitt, 2004:89;
AYDEMİR, Süleyman Ruhi - Türk Kamu Yönetiminde Ticaret Odaları ve Ticaret Borsaları Personeli Sorunu Araştırması
212
İslamoğlu ve Alnıaçık, 2016:175), uygulaması ve ölçmesi kolay olması sebebiyle sosyal bilimler, siyaset bilimi,
psikoloji, pazarlama ve eğitim gibi alanlarda başvurulan bir tekniktir (Edmondson, 2017:128). Ankette, 34 adet
kurumsallaşma ve iç işleyişe yönelik, 24 adet istihdama yönelik ve 28 adet özlük haklarına yönelik toplam 86
adet soru sorulmuş, katılımcılardan verilen önermelerle ilgili görüşlerini, çok olumludan çok olumsuza kadar
sıralanan seçeneklerden belirtmeleri istenmiştir. Buna göre; (5) tamamen katılıyorum (4) kısmen katılıyorum,
(3) kararsızım, (2) kısmen katılmıyorum, (1) hiç katılmıyorum şeklinde bir Likert ölçek modeli kullanılmıştır.
Likert ölçek modeli kullanılarak elde edilen veriler çapraz test (çapraz tablo analizi) ve Khi-kare testine tabi
tutulmuştur. Çapraz tablo analizi parametrik-olmayan istatistiksel analizlerden biri olup, kullanılan
değişkenlerin normal dağılım göstermediği ve örneklem sayısının küçük olduğu durumlarda kullanılır ve iki
kategorik değişken arasındaki ilişkiyi incelemeyi sağlar (Uçar, 2006:85-112; İslamoğu ve Alnıaçık, 2016:459;
Toy ve Tosunoğlu, 2007:17). Araştırmamızda sağlanan verilerin parametrik veriler olmaması ve koşulların
sağlanması nedeniyle Khi-kare testi uygulanmıştır. Bulguların çapraz test ve Khi-kare değerlendirilmesinde
bağımsız değişkenlerden cinsiyet, eğitim düzeyi, çalışılan kurum türü, kurumun bulunduğu bölge, kurumun
yerleşim yeri, (statü) işe giriş tarihi, aylık ortalama maaş aralığı ve pozisyon ele alınmıştır. Bu araştırma; odalar
ve borsalarda istihdam edilen tüm personelle, araştırmada kullanılan veri topama araçlarından elde edilen verilerle ve araştırmada kullanılan istatistiki yöntemlerle sınırlıdır.
